Din Karşıtlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Din Karşıtlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2009 Pazar

KUR'AN KURSU DEGİL KAHVE YADA LOKAL

Başkan "lokal"e çevirdi, Baykal hala "Kur'an kursu" diyor
Sefa Sirmen, parti içinde tepki çeken Kur'an kursu açılımından geri adım atarak kastının lokal olduğunu söyledi ancak Baykal hala Kur'an kursu açılımını önemsediklerini söylüyor.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Kur'an kursu konusunu çok önemsediklerini, bunun yerel seçim öncesi gündeme gelmiş olmasının ise sadece bir talihsizlik olduğunu dile getirdi. Baykal, ''Lailklikte de din öğrenme özgürlüğü vardır'' diye konuştu. Bir televizyon programına katılan CHP Genel Başkanı Baykal, partisinin son günlerdeki açılımları hakkındaki eleştirileri cevaplandırdı. Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın çarşaf konusunda kendilerine ilk başta verdiği desteği çektiğini söyleyerek, ''Başbakan örtülülere rozet takılması konusunda zik zak içindedir. Başlangıçta bana verdiği destekten şimdi pişman olmaya başlamıştır, önceki sözlerini terk etmiş, CHP'yi suçlama gayreti içine girmiştir. Bu tutarsızlıktır, önce bu tutarsızlığa dikkati çekmek istiyorum" dedi. Baykal bu konuda şunları dile getirdi: ''Ben çarşafla ilgili Başbakan'ın söylemine dikkati çekmeye çalıştım. Burada bir kırılmanın var olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Başbakan çarşaf konusunda çok iyi diyordu, şimdi çok iyi diyemiyor. Şikayetçi olmaya başlamıştır. Eskiden aman dik dur, devam et diyordu. Şimdi onu söyleyemiyor. Bunun altını çiziyorum. Bunun anlamını herkesin değerlendirmesini istiyorum." Çarşaf açılımının Türkiye'nin yararına olduğunu kaydeden Baykal, ''Bizim o yaklaşımımız, Türkiye'de toplumun, insanların siyasi inancıyla kılık kıyafeti arasında bir beraberlik kurma anlayışının aşılması bakımından çok yararlı olmuştur. İnsanları kılık kıyafetleriyle siyasi tercihlerinin farklı olabileceği yaklaşımı toplumda kabul görmüştür. Bu büyük bir ferahlık getirmiştir. Ve Türkiye'nin kaynaşmasına, bütünleşmesine, insanların kılık kıyafetleriyle tasnif edilmesine, etiketlenmesine, dışlanmasına karşı bir tavır olarak ortaya çıkmıştır" diye konuştu. Rozet taktığı çarşaflıların istifasını adaylık tartışmalarına bağlayan Baykal, ''Bazı çarşaflıların istifa etme kararını almış olması adaylık tartışmasıyla ilgili bir görüntüdür. CHP'ye katılmış olan binlerce insan kılık kıyafetleri ne olursa olsun CHP'ye destek vermeye, parti içinde çalışmaya devam ediyorlar. Bu ezberini bozmuştur Türkiye siyasetinin" şeklinde konuştu. Baykal, yaptıkları açılım ile ''Çarşaflılar Atatürk düşmanıdır, laiklik düşmanıdır, cumhuriyet düşmanıdır ve onlar hiçbir şekilde CHP'ye oy veremezler. Bu anlayış ortadan kalkmıştır ve bu çok büyük bir hizmet olmuştur" şeklindeki anlayışları değiştirdiklerini savundu. Baykal, ''Kur'an eğitimi konusuna gelince, bu bizim çok önemli, çok temel bir konumuzdur. Bu konuda maalesef Türkiye çok büyük ölçüde kendisini aldatmaktadır. Gerçekleri görmemezlikten gelmektedir ve bu konuyu konuşmamayı, incelememeyi, irdelememeyi tercih etmektedir. Keşke bu konuyu biz bir yerel seçim öncesinde değil de daha sağlıklı bir ortamda ele alıp konuşabilseydik. Bu konunun bir yerel seçim öncesinde gündeme gelmiş olması bir talihsizliktir. Bunun altını bende çiziyorum. Keşke bu ortamda olmasaydı. Ama bu süreç kendiliğinden gelişti.'' dedi. Baykal Kur'an kursu açılımı hakkındaki düşüncelerini şöyle dile getirdi: ''Sefa Sirmen projelerini anlatırken bundan da bahsetti. Halkevleri benzeri mahallelerde bir semt evi projesi var. O proje çerçevesi içinde bunu da yapacağını ifade etti. Ve bana ne düşündüğüm soruldu. Bu bizim hakkında ciddi zihin yorduğumuz ve kendimizi önemli ölçüde hazırladığımız, elimize imkan geçerse, iktidar geçerse ciddi şekilde kullanmayı kararlaştırmış olduğumuz bir konu, hazır olduğumuz bir konu. Bunu konuşmaktan hoşlanmıyoruz. Ama bu konuyu biliyoruz. Türkiye'nin böyle bir derdi var. O derdi çözmek için de projemiz var. Bu konu önümüze gelince ben bunun önemli bir proje olduğunu söyledim. Türkiye kendisini aldatıyor demiştim. Türkiye'de bir gerçek var. Bir de olması gereken var. Gerçek nedir? Bugün Türkiye'de Diyanet İşleri'nin resmi verilerine göre 6.770 Kur'an kursu var Bu kursların il ve ilçelerde olanları 4073, beldelerde olanı 1306, köylerde olanı 1391'dir. Toplam 6770. Bu 6770 kuran kursunun 590'i belediyelere ait binalarda çalışmaktadır. Düşünün Türkiye'de 40 bin köy var...Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, Diyanet İşlerinin bilgisi, denetimi dışında kimin niçin ne ürettiğinden kimsenin haberdar olmadığı kurslar Türkiye'nin her yerinde çalışmaktadır. İşte bu çok ciddi bir tablodur. Ve üzerinde düşünülmesi ve çözülmesi gereken konudur. Laiklik bunu görmemezlikten gelelim, önemli değil, bırakın ne hali varsa görsün demek değildir. bu sorunu çözmek için gereken sorumluluğu üstlenmek, girişimi yapmaktır." Konuşmasında din özgürlüğüne dikkat çeken Baykal, ''Laiklikte herkesin dinini öğrenme hakkı vardır. Dünyanın bütün insan hakları bildirgelerinin başında herkesin din özgürlüğü, inanç özgürlüğü, dinini öğrenme ve öğretme özgürlüğü yer alır. Laiklikle din öğrenme ve öğretme özgürlüğü arasında nasıl bir çelişki olabilir?" dedi.

7 Şubat 2009 Cumartesi

BAYKAL YAKINDA NAMAZ KILDIRACAK

"Baykal namaz kıldırırsa şaşırmayın"
Deniz Baykal ve ekibinin seçim çerçeveli dinî açılımlarının eğretiliği, siyasi mizah konusu oluyor. Son espri ise DP Lideri Soylu'dan: Baykal, yakında namaz kıldırmaya başlarsa sakın şaşırmayın!
Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Süleyman Soylu, CHP Lideri Deniz Baykal'ın her mahalleye Kur'an kursu projesiyle ilgili olarak, "Deniz Baykal, yakında imam sarığı ve cübbesi giyip de en ön safa geçip namaz kıldırmaya başlarsa sakın şaşırmayın" dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Merinos Parkı ile Merinos Fabrikası'ndaki kültürel mekanların açılışında konuşan Soylu, Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin'e sahip çıkılmasını istedi. Ezan okunması nedeniyle konuşmasına ara veren Soylu, bir partilinin 'Deniz Baykal namaz kıldırmaya başlayacakmış' demesi üzerine, "Ezan okunuyor ama size bir şey söyleyeyim bu arada. Sayın Deniz Baykal, yakında imam sarığı ve cübbesi giyip de en ön safa geçip namaz kıldırmaya başlarsa sakın şaşırmayın" diye konuştu. Ezanın ardından konuşmasına İstiklal Marşı'nın son kıtalarını okuyarak başlayan Soylu, şunları söyledi: "Bu ezanları bugün bu semalarda duymamızın yegane sebebi vardır. O da rahmetli Menderes'tir. Bir gün bunun üzerinden siyaset yapmadık. Çünkü milletin değerleri ve kutsallarıyla yaşamasını, bir ülkeyi yönetenlerin en önemli görevlerinden birisi olduğunu, bunun üstünlük olmadığını, bunun olması lazım geldiğini ortaya koyduk. Ama Türk siyaseti öyle bir keşmekeşin içerisine girdi ki kimse milletimizin haline kulak vermiyor. Birisi buzdolabı dağıtıyor, öbürüsü çamışır makinesi dağıtıyor, ötekisi de her mahalleye Kur'an kursu açacak. Günaydın derler adama. Demokrat Parti olmasaydı, ülkede bu özgürlüklerin hiçbirisi olmayacaktı. Artık bırakın çekişmeyi, kavgayı da insanların sorunlarıyla uğraşın." Soylu, daha sonra Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin'le birlikte Merinos Parkı ile kültürel mekanların açılışını yaptı.

11 Aralık 2008 Perşembe

Kurban Karşıtı Haberlere en Güzel Cevap

Kurban kesimi sırasında yaşanan bazı münferit olayları bahane ederek, Kurban ibadetine dil uzatan başta Doğan Medyası http://polemikler.blogspot.com/2008/12/millet-bikti-onlar-bikmadiyine-yaptilar.html vesair odaklara en anlamlı cevap Afrika'dan geldi.

Ruanda hükümetinin Baş Müftüsü Salih Habimana, Türkiye'den gönderilen kurbanlara vurgu yaparak "Beyaz kardeşleriniz sizi unutmadı' dedi.

HAYATLARINDA HİÇ ET YEMEDİLER
Kurban ibadetine dil uzatanlara en güzel cevap, hayatlarında ilk kez et ile tanışan Afrika'nın en fakir ülkesi Ruanda'dan geldi. Resmi dini Hristiyanlık olan Ruanda'nın Baş Müftüsü Salih Habimana binlerce kişinin katıldığı bayram namazı hutbesinde, Ruandalı Müslümanlara Türkiye'den gönderilen kurban yardımlarını hatırlatarak, "Beyaz kardeşleriniz sizi unutmadı. Onlarca saat yolculuk yaparak binlerce kilometre aşarak sizlere yardım getirdi" dedi.

Yenişafak Gazetesi

MİLLET BIKTI ONLAR BIKMADI:YİNE YAPTILAR!


Doğan Medyası bin yıldır olduğu gibi açıkça savaş açamadığı millet değerlerine, inançlarına karşı, farklı kisveler üzerinden karşıt habercilik anlayışını devam ettiriyor; Ramazan Bayramında 'oruç tutumayanlara saldırı' Kurban Bayramında ise "Hayvan Hakları ve hayvanlara zulüm" gibi başlıklarla haber kotarmaya çalışırlar. Bu sefer hayvan hakları şarlatanlığı üzerinden yola çıktılar...




Kurban Bayramı'nda yaşanan bazı olumsuz görüntüleri bahane ederek, kurban ibadetine dil uzatanlar her yıl olduğu gibi, bu yıl da aynı tutumlarını sürdürdü.
Bu bayram olumsuz örnek bulmakta büyük zorluk çeken kurban karşıtları, sonunda çareyi Uluslararası Hayvan Refahı Organizasyonu adına Türkiye'ye gelen Christine Hafner'in gözlemlerine sarılmakta buldu. Olumlu örnekleri görmezlikten gelen çevreler, yaptıkları yorum ve haberlerde adeta kurban ibadetini sorgular nitelikte ifadeler kullandılar.
Bunu hep yapıyorlar
Hürriyet ve Milliyet gazetesi, geçtiğimiz Kurban Bayramları'nda olduğu gibi bu bayramda da 'Bağcıyı dövmek' anlayışını sürdürdü. Yaşanan olumlu gelişmeleri ve olumlu örnekleri gözardı eden Hürriyet ve Milliyet, Uluslararası Hayvan Refahı Organizasyonu adına Türkiye'ye gelen Christine Hafner'in izlenimlerinden yola çıkarak, vatandaşların hayvanlara eziyet ettiğini ileri sürdü. Kurban Bayramı'nın ilk gününde Milliyet, 'Her yerde kan var' başlığı ile çıkarken, Hürriyet ise 'Avrupalı'dan Kurban notu' başlığını kullandı. Kurban haberini manşetine taşımayan Vatan gazetesi ise, objektif habercilik yaparak, kaçan kurbanlıklara yapılan eziyetleri haber yaptı.
Sen git katledilen balinalar icin not al
Kurban denetlemesine gelen Uluslararası Hayvan Refahı Organizasyonu Heyeti Başkanı Christine Hafner'in hayavanlara acı çektiriliyor diyerek kurban kesimine 'kırık not' vermesi tepkilere neden oldu. İzlanda'da yaşanan balina vahşetini hatırlatan vatandaşlar, Christine Hafner'e 'Sen git İzlanda'da katledilen balinalar için not al' dediler. İstanbul'da 'kurban incelemesi' yapan Hafner, raporuna 'Çok üzücü manzaralar var. Hayvanlar kesime hazırlanırken çok zaman geçiriliyor. Acı çektikleri büyüyen gözlerinden belli oluyor. Çocukların önünde kesim yapılıyor. Etler sağlıksız koşullarda parçalanıyor' diye not düşmesi tartışmaya neden oldu. 1986 yılında imzalanan uluslararası balina avı moratoryumuna göre balina avı yasak, ancak bilimsel araştırma bahanesiyle Japonya'nın öncülüğünde İzlanda da bu kuralı ihlal ediyor.
Asıl eziyet onlarda var
İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır da Türkiye'de kurban bayramında 4 gün içinde 2.5 milyon hayvanın kesildiğine dikkat çekerek, 'Neredeyse tüm ülkedeki hayvanların dörtte birinin kesildiği bir yerde 3-5 hata çıkması normaldir' dedi. Prof. Dr. Bayındır, Avrupa'nın daima hata aradığına dikkat çekerek, “İnanç farkından da kaynaklanıyor. Hayvanlara karşı tavır itibariyle onların bizim kadar iyi davranması da mümkün değil. Çünkü ben Avrupa'daki mezbahaları dolaştım. Orada büyükbaş hayvanların kafasına 11 santimetrelik bir çivi saplıyorlar” diye konuştu..
Avrupa ne ile besleniyor
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doçent Dr. Emin Işık, kurbanların İslami kurallara göre kesildiğini, bir eziyetin söz konusu olmadığını belirterek, şunları söyledi: “Bizi hayvanlara eziyet etmekle suçluyorlar. Onlar Irak'ta 1 milyon Müslüman'ı katlettiler. Saray Bosna'da Müslümanları katlettiler. O zaman insan hakları açısından neredeydiler. Biz dini vecibelerimizi yerine getirirken, ortaya çıkıyorlar. Avrupalı etle besleniyor. Bizim fakir fukaramız ise kurban bayramında et görüyor.”
Samanyoluhaber